Cumhuriyetin 101. Yılı: Merkez ve Çevre Dinamikleri
Bir arada yaşadığımız her şey ile ciddi bir çekişme (agonizm) ve veya çatışma (antagonizm) içerisindeyiz. 1 Çekişme, çatışmaya yol açmayan bir restleşmeyken; çatışma, çekişme kadar azımsanamayacak bir sürtüşmeye belki de silahlı bir eyleme varabilen şey olarak ifade edilebilir.
İşte içinde bulunduğumuz bu durum, bir arada bulunanın açmazıdır. Bu açmaz (paradoks) bir arada bulunanın aslında ne kadar bir arada bulunmadığına işaret eden sosyolojik bir gözlemdir.
Madem, sosyolojiden bahsettik, o zaman Şerif Mardin’i de anmadan etmeyelim. Şerif Mardin’in bir arada bulunan “Merkez” ve “Çevre” kavramlarını ve bu kavramların arasında bulunan çelişik yapısını da dillendirmek yazıyı sağlamlaştıracaktır.
Mardin, merkez kavramıyla otoriteye yakınlığı ifade ederken, çevre kavramıyla da merkezin karşısına konumlanmış olanları çağrıştırır. Bu iki grup arasında da bir arada olmalarına rağmen bir çekişme ve veya çatışma hali söz konusudur.
Mardin, “Türk Siyasasını Açıklayabilecek Bir Anahtar: Merkez – Çevre İlişkileri” adlı makalesinde merkezin çevreye olan bakışını ve çevreninde merkezden uzaklığını irdeler. Bu irdeleme Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde de bir sürekliliğe işaret eder ve bugünde bu durum devam etmektedir.
Bir arada yaşayan merkez ile çevre birbirine sürekli üstünlük kurmak isteyen, görüşlerini birçok anlamda reddeden iki kesim olarak karşımızda durmaktadır. İktidara (merkez) yakın olan kesim ile merkezin politikalarına karşı olan (çevre) halkın büyük bölümü en azından çekişme halinde yaşamını bir arada sürdürür. Bu çekişme, çatışmaya dönme aşamasında kimi zaman ramak kalma aşamasına evrilir.
AK Parti iktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merkez ve çevre bütünleşmesini, kabul etmek gerekir ki en iyi şekilde başarabilen iktidarların başında geliyor. En kötü başarabilen iktidarların ülkeyi geriye götürdüğü bir gerçek; ama bahsi geçen AK Parti iktidarının bu başarısının da çekişmeyi çatışmaya en çok yaklaştıran yaklaşım olması ve hatta zaman zaman gerçekleşen çatışmalar bir açmaz olarak beliriyor. Merkez ve çevre ayrışmasının çatışma yaratmasının doğallığı karşısında bu kadar bütünleşmenin de çatışmalar yaratması yaşasaydı Şerif Mardin’i bir açıklamaya yapmaya itebilirdi.
Cumhuriyetin 101. yılını kutladığımız bugün, aslında 101 kavramının giriş, temel olduğunu varsayarak konuşacak olursam, Cumhuriyet kavramının da 101. yılında ülkemizde henüz giriş seviyesinde anlaşılabildiğini belirtebilirim. Cumhuriyet ile Cumhurbaşkanı ve onu seçen halk kutsanır. Bu normal olandır, olması gerekendir.
AK Parti iktidarının son seçimde yaşadığı başarısızlık, ekonomik ve sosyal toplu durum, hukuk açmazları, yukarıda bahsettiğim merkez çevre ilişkisini oldukça zedelemiş görünüyor. Bu görünüm, Cumhuriyetimizin 101. yılında Anıtkabir’de atılan sloganlarla 2 ve algı oyunlarıyla zedelenmemiş gösteriliyor.
Yukarıda bahsettiğim çekişme, demokrasilerde demokrasileri besleyici bir unsurdur. Demokrasiyi ileriye götürür. Bir arada yaşayanların (merkez ve çevre) kendi içerisinde çekişme ve çatışma içerisinde olması bir aradalığın çelişkisi gibidir.
Ama asıl çelişik olan, Cumhuriyet rejimine karşı olanların sloganlarının atılması değil midir?
Takdir Sizin, Atatürk Hepimizin!
Hatib Minber
Sitemde yayınlanan içeriklerden ilk siz haberdar olun. Ücretsiz olarak bildirim almak için e-posta adresinizi girin. Aboneliği tamamlamak için lütfen e-postanıza gönderdiğim, iletiyi onaylayın.
