Köşe Yazıları

Her Yerde Olan, Hiçbir Yerde Değildir!..

Montaigne, benim hayatımda tarifsiz bir yer tutar. Onun denemelerini okuduğum zaman, dünyanın bu yıkılası hâlini düşünmekten biraz olsun uzaklaşırım. Bazı şeyler başıma geldikçe, ona uygun deneme başlığını bulur, okur ve düşüncelere dalarım.

Son okuduğum denemesi, “Aylak Ruhlar” oldu.1 “Aylak Ruhlar” denemesinde özetle başıboş bırakılan bir ruhun, belli bir amaca yönlendirilmemiş bir insanın yolunu kaybedeceği vurgulanır. Bu vurgu yapılırken Şair Martialis’in aşağıdaki şu dizelerinden faydalanılmıştır.

Her yerde olan, hiçbir yerde değildir2

Peki, gerçekten “her yerde olan, (ruh) hiçbir yerde değil midir?”.

Siyasetin içinde, hatta bırakın siyaseti, yaşam döngüsünde yer alan her şey belli ölçüde değişir. Heraklitos’un ve ardıllarının söylediği gibi “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.“; ancak bu bahsettiğim belli ölçü şaşarsa insan aslında bir yerde değil, hiçbir yerde olmaya başlar.

Kişilerin, oy kullanma tercihlerinde veya aktif siyasette yer alma reflekslerinde partiler arasında geçişkenliği kabul edilebilir olduğu kadar yasaldır da; ancak bu geçişkenliğin çok uç noktalarda olması kişiyi bir yerde değil, her yerde yapar ve hiçbir yerde olmamasına sebebiyet verir.

Cumhuriyet Halk Partisinde (CHP) aktif siyaset yapan ve bu siyaset yaşantısını benzer görüşte bir partiye geçerek sürdüren birisi, aslında her yerde değil, bir yerde konumlanmıştır. Keza, benzer görüşlere sahip Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve İYİ Parti arasındaki geçişkenlik de bir yere kadar savunulabilir. Hatta, merkez sol siyaset yapan birisinin merkez sağ bir partiye geçmesi de bir yere kadar mazur görülebilir.

İstisnai aidiyet duyguları da burada önem arz eder. Mesela, ilkesinden sapmış bir politikaya rağmen, aidiyet duygusundan ötürü parti içi mücadeleler verilebilir. Bunu uzun süre Muharrem İnce sürdürdüğünü iddia etmişti. Bu sebeple CHP’nin ilkelerinden saptığını düşünmesine rağmen CHP içerisinde kalmıştı. Şimdi o aidiyet duygusunun, Memleket Hareketi ile başka bir yere evrildiğini görmekteyiz.

Aşırı sol uçta siyaset yapan birisinin, aşırı sağ bir siyaset içinde konumlanması da yadırgamaya sebebiyet verir; ama belki belli bir ölçüde bazı kişiler tarafından da karşılık bulabilir. Aşırılık burada kümenin benzeşen tarafını oluşturmuş olabilir.

Benim bahsettiğim her yerde olma durumu, Atatürkçü bir noktada Mustafa Kemal Atatürk‘ü savunurken, O’na düşman bir siyasete evrilen, sonrasında bu evrilmeyi kabul ederek Atatürk’e düşman stratejileri sürdüren ve sonrasında da tekrar Atatürk’e geri dönen, “dönek” olarak nitelendirilenlerdir. Bu omurgasızlık kişiyi bir yerden ziyade her yerde gösterir ve bu kişiler aslında hiçbir yerde bile değillerdir.

Özetle, bir amaca bağlanmayan ruh, amacından sapar ve olmak istediği yerin dışında, hiçbir yerde olamaz. Hiçlikte sıkışıp kalır. Burada bahsettiğim yer, mevki makamdan çok öte bir şeydir. Örneğin, AKP için en acımasız eleştirileri sıralayan CHP’li Savcı Sayan, bugün AKP’li Ağrı Belediye Başkanı olarak en acımasız eleştirileri CHP’ye yapmaktadır. Burada kendisi için Belediye Başkanı olmak çok önemli olabilse de benim için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bugün bu tarz bir bakış açısının, yarın başka bir yerde olabileceğini düşünmek doğaldır.

Doğu Perinçek örneği de aslında güzel bir örnektir. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, görüşleri içerisinde yaşadığı gelgit ile (her yerde olarak) aldığı oy oranına bakılacak olursa hiçbir yerde değildir. Son konumlanması onu güçlendirmiş olsa da aslında benim gözümde bir ruh olarak hiçbir yerdedir.

Özetle, ruh belli bir amaca bağlanıp o amaç uğruna konumlandığı ölçüde kıymetlidir. Ben, Hatib Minber, bir Mustafa Kemal Atatürk takipçisi olarak, O’nun işaret ettiği ilkelerin peşinden gidiyorum. O ilkelere bağlı kalmayı tercih ettiğim (amaç edindiğim) için o yerde yer alıyorum.

Var olabilmek için size de tavsiye ederim, tabii amacınız hiçbir yerde olmaksa o ayrı!..

Hatib Minber

Sitemde yayınlanan içeriklerden ilk siz haberdar olun. Ücretsiz olarak bildirim almak için e-posta adresinizi girin. Aboneliği tamamlamak için lütfen e-postanıza gönderdiğim, iletiyi onaylayın.

Print Friendly, PDF & Email

Kaynakça / Dipnotlar

  1. Montaigne, “Denemeler”, Çev.: Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 27. Basım, s.55 – 56.
  2. Quisquis ubique habitat, Maxime,

    Nusquam habitat.

Bu Yazıya Görüşlerinle Katkıda Bulun!..