Köşe Yazıları

Davamızı Kazanma Davası

Franz Kafka’nın efsanevi eseri “Dava”, Joseph K.’nın bir sabah ansızın normal yaşamını devam ettirecek şekilde tutuklanmasını gerektirecek bir davayı konu alır. Eseri tek cümle ile özetle derseniz yanıtım şu olur:

“Joseph K., suçlu olduğu ama konusunu bilmediği bir davanın sonunda, bilemediği bir otoriteye yenik düşerek, bilinmezlikler içinde suçundan dolayı idam edilir.”

Ben bu yazımda, Dava kelimesini, adli manada, ideal manasında ve kavga manasında kullanacağım. İlk birkaç kullanımda Dava kelimesini parantez içinde açıklamalarla gösterirken sonrasında bu uğraşı size bırakacağım. Peşinen uyarmak isterim, ne demek istediğimi anladıysanız parantez içini okumanız kafa karışıklığı da yaratabilir.

İnsanlar da bazı davalar için yaşar. Örneğin, Mustafa Kemal Atatürk’ün davası, Tam Bağımsız Bir Türkiye’dir.. Her ne kadar, Kafka’nın eserindeki dava (adli manadaki) ile Mustafa Kemal Atatürk’ün izini sürdüğü dava (ideal) farklı da olsa, Atatürk ve Joseph K.’nın benzer bir yanı söz konusudur. Joseph K. adlı kahramanımızın davası (ideali), Davası (adli manada) hakkında bir bilgiye sahip olabilmektir. Dolayısıyla Atatürk ve Joseph K. ideal sahibi olmak konusunda benzeşirler.

Bugün biz, davamızı (kavga) kazanma davasında (idealinde), tıpkı Joseph K. gibi, davamızdan (ideal) kopuk şekilde, davamızın izini sürüyoruz. Tabii, davamızın izini sürerken de bazı davalara (adli manada) konu olabiliyoruz.

Tuncay Özkan’ın, Ergenekon Davasında söyledikleri hâlâ dün gibi kulaklarımızda. Tuncay Özkan, Silivri’deki davasında tıpkı Joseph K. gibi, “suçum ne” diye sorduğunda, sözde mahkeme kendisine şu şekilde yanıt veriyordu:

Suçum ne” talebinin reddine…

Allah’tan Ergenekon tertibinde, Tuncay Özkan gibiler idam edilmedi; ama idam edilmekten beter anlar yaşadılar. Örneğin (Teğmen) Mehmet Ali Çelebi, çok sevdiği askerlik mesleğinden ayrılmak durumunda kaldı. Ergenekon’un kasası denilen şahıs yokluk içinde ölürken, benzer davaların sanıkları gururlarına yenik düşerek intiharı seçebildiler!..

Yukarıda yazdım, biz insanların da davalarını kazanma davaları var. Ama davamızdan (ideal) bir haberiz. Davamızı (ideal) bilmediğimiz için de davamızın (kavga) sonunda idam edilerek yaşamayı başaramıyoruz.

Ne demek istiyorum? Yanıt vereyim:

Sosyalizm kavgasını veren, bir ideal sahibi, sosyalizmi tam olarak bilmediği için, Joseph K. gibi başarısız oluyor ve davasının sonunda yok oluyor (idam ediliyor). Bu başka kavga sahipleri için de geçerli.

Özetle, kavgamızı kazanma idealimiz, kavgamızı tam olarak bilmeme noktasında bizi başarısızlıkla baş başa bırakıyor. Atatürk’ü tanımadan, O’nun ideallerini, kavgasını, davasını anlamadan O’nun peşinden gitmek olmuyor; komik kaçıyor.

Davalarımızın, davalarımızın içine karıştığı noktada hepimize davamızda başarılar dilerim.

Bilerek ve birleşerek, Biz Kazanacağız. Davamızı bilmeden davamızı kazanamayız.

Yoksa sonumuz Joseph K. gibi olmak durumunda!..

Hatib Minber

Sitemde yayınlanan içeriklerden ilk siz haberdar olun. Ücretsiz olarak bildirim almak için e-posta adresinizi girin. Aboneliği tamamlamak için lütfen e-postanıza gönderdiğim, iletiyi onaylayın.

Print Friendly, PDF & Email

Bu Yazıya Görüşlerinle Katkıda Bulun!..