Köşe Yazıları

3 Mart Devrim Yasaları, Kırmızı Çizgimizdir

3 Mart 1924 Devrim yasalarını tekrar hatırlayalım:

Birincisi, Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı ile Genelkurmay Bakanlığının Kaldırılması.

İkincisi, Öğretimin Birleştirilmesi.

Üçüncüsü ise, Halifeliğin Kaldırılması ve Osmanlı Soyunun Sınır Dışı Edilmesidir.

Şimdi bu düzenlemelerin neden yapıldığı, ne anlama geldikleri üzerinde çok kısa açıklamalarda bulunacağım.

Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı ile Genelkurmay Bakanlığının Kaldırılması: Bu değişikliğin amacı, en özet anlatımla din işleri ve vakıf işleri ile askeri işleri politikanın dışına çıkartmaktır. Bu sebeple Din İşleri Bakanlığı yerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Bakanlığı yerine Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Bakanlığı yerine de Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. “Bakanlık” gibi daha politik bir hiyerarşik yapı yerine “Başkanlık, Genel Müdürlük” gibi kavramlara yönelmedeki amaç anlaşılacağı üzere din, vakıf ve ordu gibi kilit kavramları politikadan uzaklaştırmaktır.

Özetle, din ve politika (devlet) ayrılığı laiklik ilkesinin temelini oluşturmuştur. Vakıflara yönelik düzenleme ile bu kavramdan politika, rant dışlanmış, hukuksal temeller üzerine oturtulmuştur. Genelkurmay Başkanlığı ile de ordu siyasetten uzaklaştırılarak askeri darbelerin önünü kesecek, askerin politikaya müdahalesini yok etmeye, demokrasiye yönelik bir tavır sergilenmiştir.

Öğretimin Birleştirilmesi: Bu düzenleme ile Din İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı gibi bakanlıklara bağlı olan eğitim kurumlarının tek bir elden, bütünsel ve bölünmez yönetilmesi sağlandı. Bu tek elde başına “Milli” kavramını alan Milli Eğitim Bakanlığı idi. Böylece eğitim tek elden yönetilecek, eğitimde bir bütünlük sağlanacaktı. Bugün yaşandığı gibi eğitimde karmaşık bir yapı olmayacak, eğitim başka ellerin eline teslim edilmeyecekti. Eğitimin, din (Arapça – Osmanlıca) etkisinden kurtulmasına yönelik bu düzenlemenin laiklik ve Türkçe temelli bir uygulama olduğu da apaçık ortadadır. Ayrıca sosyal devlet ilkesinin de gereğidir.

Halifeliğin Kaldırılması ve Osmanlı Soyunun Sınır Dışı Edilmesi: Halifenin ve Osmanlı Soyunun varlığı yönetim erkinin işini güçleştiren bir yapı yaratıyor ve Cumhuriyet için tehdit oluşturuyordu. Din temelli bir yönetici olan halifenin varlığı, halk temelli bir yönetim anlayışı olan Cumhuriyete ve demokrasi mücadelesine zarar veriyordu. Osmanlı soyunun elinde bulunan millete ait saraylar vb. de halkın istiklal mücadelesi için bir tezat oluşturuyordu. Osmanlı soyu sınır dışı edilince bu soyun işgal ettiği halka ait olanlarda halka böylece geri verilmiş oluyordu. Din temelli bu anlayışın dışlanmasının da laiklik ilkesiyle ve Osmanlı soyunun sınır dışı edilmesinin de cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişik olduğu ifade edilebilir. Bu değişiklik, kudreti, saraylardan ve dinden alıp Ankara‘ya halka, millete yüklemiştir. İstiklal mücadelesi veren, İstiklal Marşını yazdırmış, Atatürkçü, ay yıldızlı al bayrağı taşımış şehitlerin istedikleri olmuştur.

Okuduğunuz ve anladığınız üzere 3 Mart Devrim Yasaları, bugün sürekli tartışılan anayasamızın değiştirilemez hükümlerini içeren ilk 3 maddesi ile doğrudan ilişkilidir. Anayasanın ilk 3 maddesini, hatırlatma amacıyla aşağıya ekliyorum:

Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı “İstiklal Marşı“dır. Başkenti Ankara‘dır.

Yukarıda bahsettim. Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri 3 Mart Devrim Yasaları ile doğrudan ilişkilidir. Sizlerden, rica ediyorum. Devrim yasalarını açıklarken ve anayasanın ilk üç maddesinde kalınlaştırdığım, siyah yazılmış kavramlara lütfen göz gezdiriniz. Birbirleriyle aynı olduklarını göreceksiniz.

Özetle ve tekrar belirtirsem, anayasamızın değiştirilemez hükümleri, 3 Mart Devrim Yasalarının vücut bulmuş, somutlaşmış hâlidir. Bugün ilk üç maddeyi tartışmaya açanların ana amaçları Türk Devriminin getirdiği medeniyeti, çağdaşlaşmayı yok etmektir.

Laiklik, Cumhuriyetçilik, demokrasi gibi yukarıda kalın punto ile yazdığım kavramların hepsinin içini boşaltmak, bu kavramların aleyhine algılar yapmak, ahlaksızca normalleşmiş vaziyettedir.

3 Mart Devrim Yasaları ve Anayasamızın ilk 3 maddesi kırmızı çizgimizdir. Üstün çizmek isteyenlerin, Atatürkçülüğün Kurtuluş Savaşında, ezilmesine hazır olmamız gerekir.

Açık ve net, kırmızı çizgimize yan bakanın gözünün yaşına bakmayız!

Tarih bizi çok iyi hatırlar!

Hatib Minber

Sitemde yayınlanan içeriklerden ilk siz haberdar olun. Ücretsiz olarak bildirim almak için e-posta adresinizi girin. Aboneliği tamamlamak için lütfen e-postanıza gönderdiğim, iletiyi onaylayın.

Print Friendly, PDF & Email

One thought on “3 Mart Devrim Yasaları, Kırmızı Çizgimizdir

  • Özgür

    Çok güzel ve anlaşılır yazılmış. Kaleminize sağlık.

    Yanıtla

Bu Yazıya Görüşlerinle Katkıda Bulun!..