Köşe Yazıları

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine Yönelik Stratejiler

Olası Adaylar, Cumhurbaşkanı Adayı Olma ve Seçilme Üzerine

Takvim öne çekilmezse, 2023 yılında ülkemizi Cumhurbaşkanlığı seçimleri bekliyor. Mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tekrar aday olacak gibi duruyor. Karşısına aday adayları çıkmaya başladı bile. Ömer Lütfü Avşar, Serdar Savaş, İrfan Uzun ve Ali Aktaş şu ana kadar benim bildiğim aday adayları. Sanıyorum ki, 2018 seçimlerinde Erdoğan’ın en ciddi rakibi olan Muharrem İnce de aday adayı olacak. Meral Akşener, Kemal Kılıçdaroğlu, Temel Karamollaoğlu, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu diğer konuşulan isimler arasında yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçilme şartlarına sahipseniz, en az yirmi milletvekili ile oluşan siyasi parti grupları, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı tek başına ya da birlikte hesaplandığında yüzde beşi geçen siyasi partiler veya yüz bin seçmen tarafından Cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilirsiniz. Unutmamak gerekir ki bir kişi en fazla iki dönem Cumhurbaşkanı olabilir.

Cumhurbaşkanı seçilmek için, ilk turda %50+1 geçerli oy alınması gerekmektedir. Bu oy oranının hiçbir aday tarafından alınamaması durumunda ikinci tura geçilir. İkinci turda, ilk turda en çok geçerli oyu alan iki aday yarışır ve en çok geçerli oyu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.

İktidarın ve Muhalefetin Amacı, Durumu ve Seçmen Stratejileri

İktidarın ve muhalefetin doğal tek bir amacı olabilir ve o amaç da seçimi kazanmaktır. İktidarın (mevcut Cumhurbaşkanı) oyunun azaldığına yönelik anketler her yerde gözümüze çarpıyor. İktidarın oyu azalsa da, Recep Tayyip Erdoğan, mevcut aday senaryolarına göre bir çok ankete göre en çok oyu alan aday konumunda yer alıyor. Dolayısıyla, muhalefetin işi zor görünüyor.

Muhalefet, adayın/adayların kim olacağı konusunda henüz bir fikir birliği içerisinde gibi gözükmüyor. Çatı aday mı olacak, birden fazla adayla mı seçime girilecek, henüz netleşen bir şey yok.

Muhalefet kimin seçilmesi gerektiğinden çok kimin seçilmemesi gerektiği konusunda hem fikir. Seçilmemesi gereken kişi, ülkeyi yönetme konusunda onlara göre ciddi endişeler yaratan Recep Tayyip Erdoğan.

İktidar, Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kazanma hafızasına ve lider kültüne güveniyor; ama yine de azalan oy oranı iktidar cephesinde bir tedirginlik yaratıyor. İktidar, birazdan anlatacağım işin doğası gereği halkın sandığa gitmesi noktasında iştahlı değil. Kendi seçmeninin sandık kollama görevini en iyi şekilde yapması ve iktidarın devlet kurumları nezdindeki hakimiyeti diğer seçmenlerin sandığa gitmesi noktasında güzel bir iştahsızlık yaratıyor.

Muhalefet ise kararsızların dahi sandığa gitmesini sağlamak zorunda. Bunun yanında sandığa gitmeyen her muhalefet seçmeni iktidara artı oy yazıyor. Nasıl mı? Aşağıdaki tablodan çeşitli örneklerle göstereyim:

Sandığa Giden Seçmen / Geçerli Oy Sayısı%50+1 (Seçilme Yeterliliği)
49.607.687 (2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri)24.803.844
60.000.00030.000.001
50.000.00025.000.001
45.000.00022.500.001
30.000.00015.000.001
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine olası katılım ve Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği -Örnek Tablo-

Yukarıdaki tablo, sandığa gitmeyen her seçmenden ötürü seçilen adayın daha az oyla seçilebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla sandığa ne kadar fazla seçmen giderse seçilme yeterliliğine sahip adayın alması gereken oy sayısı artıyor. 2018 seçimlerinde 59.354.840 toplam seçmenin yalnız 50.730.337’si sandığa gitmiş 49.607.687 geçerli oyun 26.068.146 adedini alan Recep Tayyip Erdoğan %52.54 ile Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Özetle, 59.354.840 seçmenin hepsi sandığa gitmiş ve geçerli oy kullanmış olmaları durumunda Recep Tayyip Erdoğan 29.677.421 oydan az oy aldığı için seçim ilk turda sonuçlanmamış ve seçim ikinci tura kalmış olacaktı. Bu durum da Muharrem İnce’nin (muhalefetin) seçimi kazanma şansını devam ettirmesine yol açacaktı.

Muhalefet Şimdi Ne Yapılmalı?

İktidarın aday gösterme ve yapacakları üç aşağı beş yukarı netleşmiş vaziyette. Seçim kazanma noktasında bir tedirginlik yaşamaları durumunda normatif değişikliklere gitme ihtimalleri bile var. Muhalefetin de yukarıda belirttiğim gibi kimin kazanacağından çok kimin kaybedeceği ile alakadar olması gerekiyor.

Özetle Erdoğan’ın seçimi kaybetmesi için muhalefet seçmeni sandığa götürmek durumunda. Temel ve ilk strateji bu olmalı. En azından seçimi ikinci tura taşıyacak ve ikinci turda Erdoğan’ın karşısında en çok oyu alabilecek kişiyi değil kişileri bulmalılar. Bu bulmanın yanında aday olmak isteyen her kişiyi de 100.000 imza konusunda desteklemeliler.

Her aday, seçmeni sandığa götürebilecek bir tetikleme yapacaktır. Örneğin sadece Kılıçdaroğlu’nun çatı adaylığını ele alacak olursak, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu taraftarları sandığa gitmeyebilirler. Dolayısıyla seçim matematiği açısından çok fazla adaylı bir seçim Erdoğan’ın kazanmasını engelleyebilir.

Bir dipnotta Türkiye’deki siyasi partiler için söylemekte fayda var. An itibariyle Türkiye’deki siyasi partilerin sayısı 109. Bu partilerinde tek tek veya birleşerek aday çıkartmasının sağlanması muhalefetin gücüne güç katacaktır.

Özetin özeti: Seçmenin sandığa gitmesini sağlayacak çoklu aday yapısıyla seçime gitmek Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmesini zorlaştırıcı temel etken olacaktır.

Hatib Minber

Sitemde yayınlanan içeriklerden ilk siz haberdar olun. Ücretsiz olarak bildirim almak için e-posta adresinizi girin. Aboneliği tamamlamak için lütfen e-postanıza gönderdiğim, iletiyi onaylayın.

Print Friendly, PDF & Email

Bu Yazıya Görüşlerinle Katkıda Bulun!..